Beyin Cerrahi Uzmanımız Op.Dr.Halil CAN Bel Fıtığı ( Lomber Disk Hernisi ) Hakkında Değerli Bilgilerini Bizimle Paylaştı.
Bel ağrısı solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en çok işgücü kaybına yol açan ikinci hastalıktır. toplumu oluşturan bireylerin % 80\'i yaşamlarının herhangi bir kısmında bel ağrısından yakınır.
Bel ağrısının en büyük nedenlerinden birisi de bel fıtığıdır (lomber disk hernisi). Bel ağrısı sıklığında yaşla birlikte sürekli bir artış eğilimi vardır. 50-60 yaşlar arasında ağrı sıklığı maksimuma ulaşır ve 65 yaştan sonra sıklığı düşmeye başlar. Mesleki risk faktörleri arasında; çalışanın fiziksel kapasitesini aşan ve tekrarlayan ağır kaldırmalar, iş esnasındaki zor ve tehlikeli pozisyonlar, uzun süre oturma veya ayakta durma bel ağrısı sıklığını artıran durumlardır. Ayrıca kamyon, otobüs, minübüs taksi, iş makinesi gibi taşıtları sürekli kullanan kişilerde sarsıntıya maruz kalmakta bel ağrısı riskimi artırır. Ek olarak obesite, sigara kullanımı, gebelik, yaptığı işten zevk alamama ve iş stresi, depresyon ve ruhsal bozukluklar gibi faktörler bel ağrısı riskini artırmaktadır. Bel ağrısı ciddiye alınmalı, bel ağrılı bir hastaya yaklaşım da titiz bir çaba gerektirmektedir. Bel Fıtığı (disk hernisi), omurgalar arasında disk denilen elastiki kıkırdak dokunun yerinden kayarak, bacaklara giden sinirlere ve omuriliğe baskı yaparak ağrıya neden olan bir hastalıktır. Ağır işlerde çalışanlar, ev hanımları, uzun süre oturmak zorunda kalan masabaşı çalışanları, şöförler, sürekli ayakta duran öğretmen, eczacı, garson gibi meslek sahipleri, açık havada çalışanlar, yoğun stres altındaki yöneticiler bel fıtığına yakalanma olasılığı en fazla olan kesimdir. Bel fıtığına bağlı ağrı genellikle kısa süre içinde, çoğu olguda ise aniden gelişir. Birçok hasta belli bir olaydan veya travmadan sonra (ağır kaldırma, ters bir hareket yapma, gövdesini aniden çevirme, hapşırma vb) ağrısının arttığını söyler. Ancak hastaların yarısından çoğunda bir neden olmaksızın ağrılar aniden başlamıştır. Genellikle önce bir süre bel ağrısı olur, bunu bacak ağrısı izler. Bazen bacak ağrısı geliştikten sonra bel ağrısı kalkar ve sadece bacak ağrısı kalır. Bel fıtığı ilerlerse iktidarsızlık, çabuk yorulma, idrarını tutamama, yürüyememe gibi belirtiler de eklenebilir. Bazen bel fıtığına bağlı kauda equina sendromu dediğimiz; idrar ve gaita kaçırma gibi bulgularla seyreden durum acil ameliyat gerektirir. Teşhis: Hekim hastanın şikayetlerini dinleyecek, muayenesini yapacak ve hastalığıyla ilgili tüm tetkik ve tahlilleri yaptıracaktır. Gerekirse bilgisayarlı tomografi manyetik rezonans gibi ileri tetkik yöntemlerine başvurulacaktır. Neticede bel fıtığı olup olmadığı, bel fıtığı ise hangi safhada olduğu net olarak ortaya konacaktır. Tedavi: Bütün hastalara bel koruma prensipleri ve hastalığın aşamasına göre egzersizler gösterilmelidir. Birkaç kür yapılan tıbbi ve fizik tedaviye rağmen geçmeyen ağrılar, kuvvet kaybı ilerleyici olanlar, görüntüleme yöntemleri ile çok büyük fıtığı olanlar cerrahi olarak tedavi edilmelidir. Hastaların büyük çoğunluğunda 4-6 hafta içinde iyileşme sağlanır. Bel fıtığı ameliyatının esası; omurga kemikleri arasında fıtıklaşıp omurilik ve sinir dokusu üzerine doğru yer değiştirerek sinir dokusunu baskı altında tutan fıtık parçasının çıkartılması, temizlenmesi ve sinir dokusunun rahatlatılmasıdır. Bel fıtığında mikrocerrahi ( mikrodiskektomi ) yöntemi: Mikrodiskektomi yöntemi bel fıtığı ameliyatlarında kullanılan ileri bir yöntem olup hastaların ayağa kalkış ve işlerine dönüş süreçlerini kısaltmıştır, fakat özel eğitim ve mikroskoplar gerektirir. Mikroskop altında yapılan bu ameliyatta görüntü büyütülerek geniş görüş alanı sağlanır. Bu da küçük bir alanda çalışma imkanı vererek oluşabilecek riskleri en aza indirir.Mikrodiskektomide kesi yeri küçük olduğu için hem iyileşme daha hızlı olur, hem de cerrahi müdahaleye bağlı sıkıntılar çok daha az görülür. Hastalar aynı gün veya ertesi gün ayağa kaldırılarak yürütülür ve taburcu edilir.